Sessizliğin tam ortasında duran bir bakış…
Ne tamamen geçmişe ait, ne de geleceğe cesaretle yürüyebilen bir anın içinde asılı kalmış gibi. Ahsen’in yüzü izleyiciye dönük olsa da bakışı başka bir yere, belki kendi içine doğru kayıyor. Söylenmemiş cümlelerin, yarım kalmış kararların ve henüz adını bulamamış duyguların ağırlığını taşıyor.
Renkler onun ruh hâlini ele veriyor: teninde dolaşan yeşiller ve maviler, düşüncenin soğuk berraklığını; yanaklardaki pembelik ise hâlâ canlı kalan kırılganlığı fısıldıyor. Keskin değil, akışkan bir varlık o — değişmenin eşiğinde, kendini yeniden kurmaya çalışan biri.
Ahsen bir portre değil; bir duraklama anı. İnsan kendine bakarken hissettiği o hafif yabancılık, tanıdık ama tam ait olmayan duygu… İzleyiciyle göz göze geldiğinde soru soruyor:
“Gerçekten gördüğün kişi ben miyim, yoksa kendi sessizliğin mi?”
Bu resim, kesinlikten çok ihtimali anlatıyor. Çünkü bazen en güçlü hâlimiz, henüz karar vermemiş olduğumuz andır.

Ahsen
Kağıt üzerine yağlıboya
30 cm çap
2026
Gökşen Parlatan

Leave a comment