Modda Turkey dergisi röportaj

Modda Turkey dergisi röportaj

Merhaba arkadaşlar,

Kısa bir süre önce Modda Turkey dergisi editörü Melek Şenol ile röportaj yaptık. Resimden, heykelden ve genel olarak sanat pratiğimden bahsettik.

Okumak isterseniz derginin linkini de bırakıyorum:

https://www.moddaturkey.com/dergi/117

Röportajı da aşağıda bulabilirsiniz:

Gökşen Parlatan röportaj
Gökşen Parlatan röportaj
Modda Turkey dergisi

Modda Turkey Dergisi okuyucularına kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
Gökşen Parlatan: -Sanatçı olarak pratiğimi insanın içsel dünyası ile çağdaş gerçeklik
arasındaki görünmez eşikleri araştıran bir alan olarak ele alıyorum. Çalışmalarımda figür,
yalnızca temsil edilen bir beden değil; hafıza, dönüşüm ve psikolojik durumların
taşıyıcısıdır. Yağlıboyanın katmanlı yapısını düşünsel bir süreç olarak kullanıyorum,
resmi zaman içinde oluşan bir kayıt hâline getiriyorum. Yine seramik heykellerimde de
kolektif bilince bağlı kalarak evrensel bir düzlemde üretim yapıyorum. Bauhaus
ekolünün devamı olarak malzeme kullanmayı zaten seviyorum ve önceki mozaik
işlerimde de bu belli oluyor zaten.
Yağlı boya yapılırken nelere dikkat edilmeli?
G: -Benim için resim, bir görüntü üretmekten çok, insanın kendisiyle karşılaştığı bir eşik
yaratmak. Tekniği tabi ki iyi kullanmak gerekiyor ama çağdaş sanatta eksik bırakılmış,
tamamlanmamış tuvalleri daha sık görmekteyiz. Resmin ruhunu çalmadan teknik yerli
yerinde kullanılabilir; benim için yetenek şovundan çok duygu vermek daha önemli
geliyor.
Heykel yapma süreciniz nasıl başlar? Bir heykelin yaratımı nasıl bir süreç işler?
G: – Heykel süreci genellikle net bir form fikriyle değil, bir duygu ya da zihinsel imgeyle
başlıyor. Önce malzemeyle temas ederek formun kendiliğinden ortaya çıkmasına izin
veriyorum. Süreç boyunca ekleme ve çıkarma arasında gidip gelen bir diyalog oluşuyor;
heykel aslında zamanla kendi dengesini buluyor. Benim için yaratım, kontrol etmekten
çok formu dinlemekle ilgili.
Resim ve heykel benim için birbirinden ayrı üretimler değil, aynı düşüncenin farklı
mekânlarda ortaya çıkması gibi. Resimde yüzey ve imge üzerinden ilerlerken, heykelde o
düşünce fiziksel bir varlık kazanıyor. Biri içsel bir alan kurarken diğeri izleyiciyle gerçek
mekânda ilişki kuruyor ve bu iki süreç sürekli birbirini besliyor.
Teşekkürler! Sorduğunuz sorular için teşekkür ediyorum, tüm okuyuculara da iyi dilrklerimi göderiyorum.

Röportaj: Melek Şenol

Leave a comment