David Hockney “Baharın Gelişi” Sergisi

Merhaba,

David Hockney’in “The Arrival Of Spring” sergisi 2020 yılında oluşturulmuş ve şu anda dünyayı geziyormuş. Ne kadar şanslıyız ki bir durağı da İstanbul oldu ve sergiyi çıplak gözle görebileceğiz. Bu şansı bize Sakıp Sabancı Müzesi sunuyor.

Ben de bu sergiyle ilgili bir şeyler yazmak istedim. Özellikle de ressamın kendisiyle ilgili.

Karantinadayken baharın gelişini engelleyemezler demişti. Ve karantinada baharın gelişinin resimlerini yaptı. Gerçek bir aktivist. Gerçek bir sanatçı. Sanatla büyü yapmak ta böyle olur herhalde. Ve bahar gerçekten de gelmişti.

Seramik işler

Son zamanlarda daha çok akrilik resim yapıyorum. Arada seramik yaptığım aklıma gelince biraz seramik hamuru alıp yeni figürler ve tasarımlar da yapıyorum.

Bunların boyanmamış ve kurumaya bırakılmış hallerinin fotoğrafları aşağıda yer alıyor. Boyadıktan sonra da çekip ekleyeceğim.

Singing Flowers / Şarkı Söyleyen Çiçekler

Şarkı söyleyen Çiçekler / Singing Flowers

50 x 70 cm

Tuval üzerine akrilik

2022

Bu resmin güzel bir hikayesi var. Ama hikaye zaman içinde değişiyor ve tekrar yazılıyor. Sanırım en çok hoşuma giden de bu. Durağan olmadığı için, bir anlamı olduğu için, bir şeyleri sezdirdiği ve esenlik verdiği için.

Doğrusunu söylemek gerekirse atölyede otururken gelen bir ilhamla başladığım ve alışılmadık biçimde çabuk biten bir çalışma oldu. Rüzgarın etkisini, bulutların yürüyüşünü ve çiçeklerin sallanmasını hissedebildiğim için hareketli olmasını sevdim. Umarım siz de beğenirsiniz:)

Suluboya Çalışmaları

Merhaba,

Atölyeye gidemediğim bazı zamanlarda evde kalıp suluboya yapmanın keyfini çıkarıyorum. Bu sefer büyük boyutlu tuvaller olmasa da küçük bir kağıdın üstüne küçük bir çiçek ya da küçük bir hayvan çizmek beni mutlu ediyor.

Şimdi de böyle zamanlarda yaptığım suluboya çizimlerini paylaşmak istiyorum sizinle.

Suluboya portre konusunda yeniyim ama gelişme kaydediyorum. Belki bununla ilgili de yakında birkaç yeni resim yüklerim.

Sağlıcakla kalın, sevgiler:)

Gökşen

Galeri Apollon’da “Bağlantı” Sergi Açılışı

Merhaba arkadaşlar bugün serginin açılış günüydü. Çektiğim ve çekildiğim bazı fotoğrafları burada da paylaşmak istiyorum. “Bağlantı” isimli sergi Galeri Apollon’da 7 Mart’a kadar görülebilir.

“Bağlantı” Karma Sergi

Merhaba,

2 resmimle katıldığım bu serginin adı ” Bağlantı”, Galeri Apollon’da olacak.

Aşk / Love

Dönüşüm / Transformation

26 Şubat 18:30’daki sergi açılışına hepiniz davetlisiniz!

Görünmeyen Çiçekler / Invisible Flowers

Merhaba,

Bu resim uzun süredir bekliyordu. Sanırım aklıma bugün gelen fikirlerle tamamlandı. Daha doğrusu bana öyle geliyor.

İsmini Görünmeyen Çiçekler koydum. Aslında her tarafı kuşatan merhameti ve sevgiyi görebildiğim bir zamandı ve bunu devamlı göremediğimiz aşikar.

Bazı anlar oluyor ve görünmeyen çiçekler ortaya çıkıyor. Tam yakalamışken anlamıyla birlikte görmek güzel oldu.

En başta yaratanın sevgisi ve merhameti, sonra etrafımızdaki insanların ve canlıların; buna bitkiler ve hayvanlar da dahil. Hepsi için tekrar çok şükür niteliğinde bir çalışma oldu bu resim.

Görünmeyen Çiçekler / Invisible Flowers

50 x 70 cm

Tuval üzerine akrilik

Hello,

This picture has been waiting for a long time. I think it’s complete with the ideas that came to my mind today. Or rather, it seems to me.

I named it Invisible Flowers. In fact, it was a time when I could see the compassion and love that surrounds all sides, and it is obvious that we could not see this all the time.

There are moments when unseen flowers appear. It was nice to see it together with its meaning right when you caught it.

First of all, the love and mercy of the creator, then the people and living things around us; This includes plants and animals. Thanks again to all of them, this painting has been a work of gratitude.

Dansçı Çizimleri / Dancer Sketches

Anatomi çalışması yaparken insan vücudunun değişik şekillerde görünüşlerini resimde yakalamaya çalışırız. Benim de şu anda en son dansçı vücutlarını esas alarak yaptığım çizimler oldu. Bunları paylaşmak istedim.

Kömür kalemi ile çizim defterine ve A4 kağıdına yaptığım çizimlerde klasik anatomi oranlarına sadık kaldım.

Bakü Azerbaycan Metro Mozaikleri

Bakü Azerbaycan metro mozaikleri

“Azerbaycan’ın mimari sanatını bünyesinde barındıran Nizami istasyonunda uzun soluklu bakım ve restorasyon çalışmaları tamamlandı. İstasyon, işletmeye alma anında olduğu gibi tamamen güncellenmiş bir görünümle yolcuları karşılıyor.
Yaklaşık bir yıl süren bu önlemler, yolcuların hareketini tamamen kısıtlamadan birkaç aşamada gerçekleştirildi. Bakü Metrosu CJSC pahasına gerçekleştirilen onarım çalışmaları kapsamında istasyonun yol duvarlarının mermer kaplaması yenilenmiş, daha sonra peron altındaki bölmeler sökülmüş, peron ve kollektör duvarları güçlendirilmiş, servis odaları onarımları yapılmıştır. modern gereksinimlere uygun olarak. En önemlisi, onarım sürecinde, büyük Azerbaycanlı düşünür, şair, filozof Şeyh Nizami Gencevi’nin adını taşıyan istasyonun iç kısmındaki milli mimari örnekler restore edildi.
31 Aralık 1976’da hizmete giren istasyon, jeolojik olarak karmaşık bir bölgede bulunuyor. Geçen 40 yılda, agresif ortamın bir sonucu olarak, tesisin tesisleri, yapıları ve dekoratif-mimari unsurları ile fonksiyonel olarak önemli diğer ekipmanlar tamamen kullanılamaz hale geldi. Havalandırma sistemi yeterince verimli olmadığı için yıkıcı süreçler hızlanıyordu. Bu nedenle onarımın ilk aşamasında istasyondaki hava akışının normal dağılımını engelleyen engeller ortadan kaldırıldı. Hava sirkülasyon hızını artırmak için platformun altındaki alanda bölmeler yıkıldı, kablo toplayıcılar temizlendi ve her iki platformun dayanıklılığını artırmak için yapıcı önlemler alındı.
Bu dönemde istasyonun yol duvarlarının mermer kaplaması değiştirildi. Bu arada, şu anda kullanılan mermer karoların ömrü 15-20 yıldır. Onarım öncesi mermerler bu süreyi üç katına çıkarmıştır. Çoğu yerde yüzeylerde çatlaklar ve lekeler oluşmuş, renkler solmuştu.
İstasyonun mimari incisinin bulunduğu orta salondaki onarım çalışmalarının ölçeği genişledi. Çalışma sırasında, panellerin arkasındaki destek elemanlarına sahip metal yapılar tamamen bozuldu, artık işlevlerini yerine getiremezdi ve bu nedenle paneller çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirdi. Zaman içerisinde bunun önüne geçebilmek ve görüntüler üzerindeki mozaik elemanların deformasyona uğramaması için bazı yerlerde kaybolan unsurların yerini mozaik unsurunun yerini tutamayacak taşlar almıştır.
Burada da onarım aşamalar halinde gerçekleştirildi. Öncelikle panellerin ve geçiş kemerlerinin (dikmelerin) arkasındaki metal yapılar yenilenmiş ve korozyondan arındırılmıştır. Bu metal yapıların taşıyıcı elemanlarla yenilenmesine paralel olarak panellerin restorasyonu da başlamıştır. Genel olarak, Nizami Gencevi’nin portresine ve ölümsüz “Khamsa” motiflerine dayanan 19 panonun restorasyonu tüm sürecin en zor kısmıydı. Mozaik resimlerin yazarı, SSCB Halk Sanatçısı’nın öğrencisi Zohrab Jabbarov, Profesör Mikayil Abdullayev, seramikçi Elchin Jabbarov ve mermer uzmanı Nizami Valiyev’di.
Paneller, arka panel elemanlarını onarmak için özel olarak tasarlanmış bir cihaz kullanılarak 2-3 metre ileriye taşındı. Daha sonra panelin arkasındaki eski yalıtım tabakası yıkıldı ve neme dayanıklı ve daha güvenilir bir tabaka oluşturmak için modern bir yalıtım, silikon ve seramik çimento tabakası uygulandı. Mozaik görüntüler de elementlerin stabilitesini sağlayan bir madde ile kaplanmıştır. Sonraki süreçte mozaik görüntülerin çatlayan, deforme olan veya kaybolan ve bu nedenle bir parça kiremit veya başka bir malzeme ile değiştirilen kısımlarının orijinalliği restore edildi. Mozaikler için gerçek çinilerden yapılmış parçalarla değiştirildi ve her biri birer sanat eseri olan panolar tamamen restore edildi.
Orta salon tamamen yeni bir mermer elbise ile kaplanmıştır. Restorasyon sonrası pasajların yeni mermer yüzeyleri ve oradaki ağlar çok çekici. Panoların altındaki yazılar, orijinal formatı korunarak, Latin grafikleri ile Azerbaycan alfabesinin sanatsal yazı tiplerinde verilmiştir.
İstasyonun aydınlatılması için büyük çalışmalar yapıldı. Tavan avizeleri tamamen restore edilmiştir. Şimdi istasyonun sanatsal ve mimari tasarımı, Durlum GmbH tarafından kurulan özel bir korozyona dayanıklı metal asma tavan ile tek bir kompozisyon.
Böylece bir sanat mabedi olan Nizami istasyonu sorumlu, meşakkatli ama onurlu bir emeğin örneği ile eski görünümüne kavuşturulmuş ve yaklaşan yarım asırlık yıldönümü arifesinde Bakü Metrosu’nun şehir sakinlerine bir başka katkısı daha olmuştur. ve misafirleri.
Nizami istasyonundaki yürüyen merdivenlerin işletmesinin 2025 yılında sona ereceğini belirtmek gerekir.
Bu nedenle istasyonda kullanımda olan yürüyen merdivenlerin değişimi ve antrenin revizyonu ileride gerçekleştirilecek.”

– Yazı Azerbaycan metrosunun web sitesinden alınmıştır.

Uzlaşma Akrilik Tablo

Akrilik boya ile yaptığım bu tabloda farklı renklerin uyumsuzluğu ile genelde ortama hakim olan bir rengin uyumunu yakalamaya çalıştım. Bu her zaman karşı karşıya olduğumuz, birbiriyle çatışan düşüncelere benziyor. Aralarında bir ayrım yapamadığımız zaman önceliklerimize odaklanmamız ve en doğru kararı verebilmemiz kendi içimizdeki uzlaşmalara bağlı. Böyle bir uzlaşmayı yakalayabildiğimiz zaman daha huzurlu ve canlı oluyoruz.

Uzlaşma

Uzlaşma

Tuval üzerine akrilik

35 x 50 cm

2022

Gökşen Parlatan