Archaeologists Uncover Majestic Mosaic in Northern Greece | GreekReporter.com

Archaeologists Uncover Majestic Mosaic in Northern Greece | GreekReporter.com.

mosaici-Roman-bathArchaeologists uncovered another part of the majestic mosaic at the Roman baths in Plotinopolis, Didymoteicho, northern Greece. 90 square meters out of a total of 140 square meters have been currently uncovered and present the unusual – for the area – theme of sea creatures.

The west side of the central scene depicts sea centaurs, dolphins, Nereids, and the young Evros, son of the king of Thrace Kassandros, emerging from the water. The newly revealed piece shows two sea horses and two cupids, framed by panels decorated with birds and nature patterns. One cupid is holding the sea-horse, while the other appears to be thinking.

The mosaic is made of glass and it is surrounded by tendrils and ivy leaves, a fact that according archaeologists honors Greek god Dionysus.

The mosaic dates to the second half of the 2nd century AD and the beginning of the 3rd century AD, and it belongs to a triclinium (a formal dining room with three beds) bath.

As the excavation process continued, archaeologists came to the conclusion that the site used to operate as a public Roman bath and it was not part of a luxurious villa as they originally thought. Furthermore, they uncovered four stone wheels, axes and spears, proving that during the early Christian period (4th-5th century AD) it operated as a pottery workshop.

Plotinopolis is a Roman city founded by Emperor Trajan in the early 2nd century and it was named after his wife Pompeia Plotina. The city would later be one of the most important towns in Thrace.

The archaeological site is located northeast of Didymoteicho, on the hill of St. Petra, where Greek soldiers found Roman emperor Septimius Severus’ gold bust in 1965.

- See more at: http://greece.greekreporter.com/2014/11/18/archaeologists-uncover-majestic-mosaic-in-northern-greece/#sthash.YJTfg7lZ.dpuf

BİNLERCE YILLIK BİR ANADOLU MASALI; MOZAİK

https://www.tumblr.com/search/bizans+mozaikleri

BİNLERCE YILLIK BİR ANADOLU MASALI; MOZAİK

image

2009 yılında Ayasofya Müzesi’nde yıllardır süren restorasyon çalışmaları sonrasında ortaya çıkarılan ‘melek yüzü’ mozaiği bütün dünya basınında haber olmuştu. 600 yıllık derin uykusundan uyanan melek, bulutlu bakışlarla ziyaretçilerini gözlüyor. Tıpkı Gaziantep’teki Zeugma mozaiklerindeki ‘Çingene kız’ gibi, bakan herkesi büyülüyor. Peki bu büyü sadece gözümüzün içine bakan bu kadınlardan mı kaynaklanıyor, yoksa santimetrekarelik renkli çakıltaşlarından oluşan dev panoların başka bir büyüsü mü var? HSBC Bankası’nın sponsorluğunda ve Gürol Sözen’in koordinatörlüğünde çalışan kalabalık bir ekibin ortak ürünü olan ‘Anadolu Topraklarında Mozaik’ isimli kitap, zengin görsel malzemesi, uzman makaleleri ve mozaiklerin kendi öykülerine yakışan zengin metinleriyle sorularımıza cevap veriyor. Birçok mozaiğin ilk defa görüntüsünün yayınlandığı Mozaik kitabıyla ilgili olarak Gürol Sözen’le konuştuk.

image

—OYNAKBEYi—

  • Öncelikle, Anadolu Topraklarında MOZAİK kitabının serüvenini öğrenebilir miyiz sizden?

Anadolu topraklarının kültürel varlığı üzerine, kendiliğinden oluşan bir üçlemenin son kitabı bu. İlki, 2000 yılında İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan armağan kitabı ‘Bulutların Altındaki uygarlık, Anadolu’ idi; ikincisi ise, Prof.Dr. Zeynep Sözen ile birlikte araştırmasını yapıp metnini yazdığımız ‘Anadolu topraklarında Güzeli Arayış’ kitabı. HSBC, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin işbirliği sonucu, Sultanahmet’teki İbrahim Paşa Sarayı’nın tüm salonlarında kitabın sergisi açıldı.‘Farklı kültürlerde Güzeli Arayış’ sergisini yerli ve yabancı 42.500 kişi gezdi. 2008’deki ‘Güzeli Arayış’ın başarısı bu düşü gerçekleştirmemizi sağladı; HSBC’den Ömer Kayalıoğlu’nun önerisi ile üç yıllık yoğun bir çalışma içine girdik. Mozaiklerin her karesi önünde, anlatımın gereğini farklı düşünüp tartışarak, Bahadır Taşkın tarafından özel makineler ve aydınlatmalarla görüntülendi. Erkal Yavi başından sonuna kadar adım adım kitabın tasarımını yorumladı ve çizdi. Zekai Demir büyük bir sergi imajı için mozaiklerden fotoğraf provalarını bastı. Necmi Aydın ile birlikte, salt, Theodora’nın düşü masalı bölümü çekimlerini Ayasofya’da gerçekleştirdik.
Görsel malzeme haricinde, metin ve makaleler de zengin bir kitap bu…

image

  • Mozaik kitabının belki de en önemli özelliği, anlatımı. Nasıl olmalıydı da okuru kendine bağlayabilmeliydi? Öykü ve masalın izinde yürümek ve bilimsellikten ödün vermemek gerekiyordu.

Aslında mozaik, ikon ve fresko sanatının kaynağı efsanelerdi. Bu önemli öğe, aynı zamanda şiirini ve hayata bakış açısını da simgeliyor. Bir de mozaik, kare ve dikdörtgenin çevresinde dönmüştü hep. Öyleyse işe kare’den başlanmalıydı. Kitap bu nedenle karenin çağlar boyu serüveni ile başlıyor.
Kitabının özel İstanbul bölümleri için, dünyanın önemli sekiz Bizans uzmanı ve konservatörü makaleleri ile katkıda bulundu. Santimlik çakıl taşlarından dev panolara yayılan ve binlerce yıllık bir geçmişi olan mozaiği anlatabilmek için bir de masal ekledik kitaba. Mozaik de binlerce yıllık bir Anadolu masalıdır adeta.

image

RENKLİ ÇAKIL TAŞLARIYLA OYNANAN BÜYÜK BİR OYUN BU

  • Gerek tarih açısından, gerekse sanat tarihi açısından bakacak olursak mozaik, her anlam da özel bir konumda duruyor, diyebilir miyiz?

Aslında hayatın kendisi bir mozaik. Sözcüklerin yan yana gelişinden oluşan cümlelerin bütünü. Üstelik dizimi kolay da. Renkli taşları alın ve gönlünüzce yerleştirin. Aynı renkleri bir başkası alıp o da kendince yerleştirip bir başka kompozisyon yani resim oluşturabilir. Sevilmesinin nedeni bu: Önce kolaylığı. Mezopotamya’da ya da Anadolu topraklarında, renkli çakıl taşlarının yan yana sıralanması ile başlayan büyük oyun bu. Ama sözünü ettiğiniz yaşam biçimi ve toplumsal olguyla öylesine de ilgili ki bu kolaylık. Roma’da ya da Anadolu topraklarında kullanıldığında günlük yaşamdan çıkıp kutsal sahnelere kadar uzanabiliyor. Sorunuzun kesin yanıtı, sanırım şu: Bu topraklar, Göbeklitepe buluntuları ile 12 bin yıl öncesine uzanıyor. Bu topraklardaki her buluntu, çağımızın tarihini değiştirdi. Örneğin, Hitit, Frig, Urartu, Troya… Nemrut’un Tanrı heykelleri ve olağanüstü tasarımı da tarihin ve sanatın tarihini değiştirdi. Anadolu topraklarındaki bu uygarlıkların her biri bir mozaik parçası aslında.

image

  • Yeni mozaik buluntuları, birçok tarihi buluntu içerisinde en ses getirenler oluyor çoğunlukta. Ayasofya müzesi’ndeki melek mozaiği; Zeugma mozaikleri, Urfa mozaikleri… Bunun sebebi nedir?

Şimdiye kadar böyle bir oyuncağımız olmadı da ondan! Dedikoduyu ve çil çil altını, borsayı çok sevdiğimizden belki. İlle de yolda, izde, duvar altında bir şeyler bulacağız. Üstelik Ayasofya’daki o melek altı yüzyıldır orada duruyor. Biraz geç uyandırıldı o kadar. Ama sorunuzun gerçek yanıtı, mozaik sanatı gerçeğinin bizlerce pek bilinmemesi, renkli oluşu ve arkasındaki efsanenin zenginliği unutmayalım. Örneğin, birden Zeugma’nın simgesi oluveren, “Çingene kızı” mozaiği aslında Mainad villası zemininden bir ayrıntı.

image

Biri, “çingene kızı bu” deyivermiş iş bitmiş! Oysa daha nice ustalıklar var Zeugma’da. Ayrıca bize efsane gerek; hiç yoksa onu görmeye gidenler diğerlerini de görürler. Antakya ve Gaziantep Zeugma mozaikleri, olağanüstü bir yorum ve ustalıklarla bezeli. Her biri bir destan niteliğinde. Ve ayrıca geometriyi çok iyi biliyorlar. Geometri ile oynuyorlar: Kareler, dikdörtgenler, üçgenler ve dairelerin  her biri, bütünün içinde olağanüstü bir anlatım. Belki de en güzeli o bölge edebiyatının çok verimli olduğunu da kanıtlıyor bu mozaikler.

image

EN GÖRKEMLİ MOZAİKLER İSTANBUL’DA

  • Kitapta İstanbul Mozaikleri ve Anadolu mozaiklerini ayrı ayrı değerlendiriyorsunuz. Nedir aralarındaki temel farklar?

Aslında böyle bir ayrım yapıp yapmamayı çok düşündüm. Ancak pazılın araları belli değil. Çünkü Anadolu ve Mezopotamya çok kurcalanıyor ama mozaik sanatı açısından kervan yolları tıkalı. Zaten, mozaik denince çoğumuzun aklına hemen Bizans, yani İstanbul akla geliyor. Evet, bu doğru: Çünkü mozaik sanatının en görkemli örnekleri İstanbul’da. Büyük Saray mozaikleri, Ayasofya ve Kariye başlı başına bir okul; resim sanatı açısından. Ama mozaik sanatı, salt kutsallıkla ilgili gösterilse de bence, bu iddia yeterli değil.

image

Roma Çağı’nın izleri çok önemli. Her yerde Dionysos şölenleri gibi, efsanelerle iç içe örülmüş ve mozaik yorumlanmış. O nedenle, kaba bir tanımla, önümde yem gibi duran Anadolu topraklarındaki görkemli mozaikleri ayırdım. Anadolu mozaikleri bu konuda sivil yani özgür; dilediğini dilediğin gibi yorumla! İster çırılçıplak, ister giysiler içinde. O nedenle ustalıklarla bezeli ve o nedenle Anadolu mozaiklerinin yüzleri asık değil.

image

  • İstanbul’daki birçok Bizans mozaiği oldukça çok önemli örneklerdir. Ancak kitapta bir kere daha görüyoruz ki Anadolu mozaikleri de oldukça nadide örnekler. Ne dersiniz bunun için?

Bizans Çağı’na ait İstanbul’daki mozaikler, yüzyıllar boyunca apayrı bir üslubun özgün örnekleridir. Kendi içinde üslup açısından inişleri ve çıkışları da olsa imparatorluğun başkenti olması nedeniyle, tüm mozaik ustaları kuşkusuz başkentte görev alacaktı; ama dinsel içeriği yüzyıllar içinde giderek baskın çıkarak. Oysa, İmparatorluğun başlangıç yıllarının besin kaynağı, Roma mozaik sanatı üslubudur. Anadolu mozaikleri bölümü de büyük oranda bunun cevabını veriyor. Hemen belirtmeliyim: Bu kitap, İstanbul ve Anadolu’yu farklı kılmak için, iki bölüme ayrılmadı. Ama bulunduğu yoğunluk, şimdi bu bölgeyi de çekici kılıyor. Sunduğumuz örnekler bizce  sınırlı da olsa, gene de yoğunluğunu koruduk. Bir yanı İmparatorluğun merkezi, öteki yanı çok uzaklarda ama başlı başına şaşırtıcı ustalıklarla bezeli. Bu mozaiklerdeki ayrıntının zenginliğini, bilimselliğini koruyarak vermeye çalıştık. Anadolu efsanesinin somut örneği her bir mozaik kompozisyonu.

image

“İPEK YOLU GİBİ MOZAİK YOLU YAPILMALI

Doğrudan mozaik sanatı adına bir ilgi değil bizde ki. Bizans’a Ayasofya’ya hayranlık. Oysa çok yoğun bir yabancı akını var Ayasofya’ya. Çoğu yerli ve yabancı, mozaik sanatı denince Bizans ya da Ayasofya için yola çıkıyorlar. Anıtsal mimarinin görkemini de unutmayalım. Ama elimizde çok zengin üslupların yer aldığı bir coğrafyadayız. Yalnızca, “Mozaik sanatının kervan yolu” gibi başlıkla ya da “Baharat yolu, İpek yolu’ gibi “Mozaik yolu”nun gündemi oluşturulsa, olağanüstü ilgi olur kanısındayım. Oysa bizler İsa, Meryem, Yahya ve İmparatorların peşindeyiz. Elbette bunlar da gündemi korumalı. Ama neden Antakya, Gaziantep, Urfa’dan başlayıp, Efes ve İstanbul’a uzanan bir  ‘mozaik yolu’ yapmıyoruz? Ben, Anadolu coğrafyasıyım. İçerik açısından da hiç kaygım yok. Anadolu topraklarında mozaik, uygarlıkların büyük şölenidir, diyebilmeliyiz.

image
Bugün Pompeii veya Herculaneum’daki mozaikleri görmek için her yıl milyonlarca turist ziyaret ediyor. İtalya’da, Tunus’ta daha birçok ülkedeki örneklerle karşılaştırması yapılmalı bu eserlerin. Ama farkında olmak yetmiyor; inanmamız gerek. “Onlar bizlerden değildi” diyerek kendi toprağımızın hazinelerine sırt çevirmemeliyiz.image

“BELLİ BİR ALTIN ÇAĞI YOK”

Aynı dönem içinde çok farklı anlatımlar var. Hele, çok tanrılı ve tek tanrılı dönemleri de düşünecek olursak, belli bir altın çağdan bahsedemeyiz. Ama haddimi bilerek, kendi seçkilerimden birkaç örnek verebilirim; Önünden ayrılamadığım örnekler: Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenen M.S. 3. yüzyıla tarihlendirilen kare ve dikdörtgenler oluşan, çağdaş bir eser diye tanımladığım mozaik. M.S. 2-3. yüzyıla ait Dionysos ve Ariadne mozaiğindeki portrecilik. M.S. 2 yüzyıla ait Akhilleus Skyros adasında mozaiğindeki portreler. Bir de M.S 2. yüzyıla tarihlendirilen Okyanus mozaiğinde bir küskün balık var ki sormayın! Antakya Müzesi’nde ise, M.S 2. yüzyıla tarihlenen Mevsimler mozaiği ile, M.S 2-3 yüzyıla tarihlendirilen geometrik düzenleme ve  M.S 5. yüzyıla tarihlendirilmiş Büfe adlı kompozisyon ve daha birçok örnek; M.S 2-5. yüzyıl arasını, mozaik açısından çok önemli kılıyor.

image

Bir tutkum da Ayasofyadaki Deesis yani ‘Yakarış’ mozaiği. M.S 13. yüzyıl olarak tarihlendiriliyor. Ama 12. yüzyıl sonu ve 13. yüzyıl başları Bizans mozaiklerinin olağanüstü dönemi. İsa, Meryem ve Yahya kompozisyonunu Rönesans sanatçıları gördüler. Kimi batılı kaynaklar Rönesans resminin hazırlayıcıları arasında sayıyorlar bu mozaiği. Her bir portrenin anlatımı olağanüstü. Altın çağı demeyelim ama bu kompozisyonun önü ve arkası yok.

image


“TEK İMZA ZOSİMOS USTA’YA AİT”

Aslında deyim yerindeyse bir “deli işi” mozaik. Tek tek -kimi zaman cımbızla- santimetrelik taşları bir araya getirip metrekarelerce bir pano haline getirmek. Bunu tavana, zemine işlemek. Kimdir mozaikçiler, eğitimi kimden alırlardı, nasıl başlanırdı, net birbilgi yok. İmparatorlar ya da soylular yarınlara kalabilmenin yolunun sanat ya da resmetme olgusu olduğunu görmüşler. Her İmparatorun tutkusudur, yarınlara kalmak; çok tanrılı yada tek tanrılı dönemlerde bu böyle. Üstelik fresko’nun yanında mozaik kalıcı bir malzeme. Yerde, duvarda, kubbede işleyebiliyorsunuz ve yıllarca dayanıyor. İşte bu talep, ustasını ve okulunu yaratıyor. Şimdiye kadar birçok mozaik görmüş olsam da, Zeugma Mozaik Müzesi’nde “Kahvaltıda kadınlar mozaiği” olarak adlandırılmış bir büyük kompozisyon var. Altında ustasının adı yazılı: “Zosimos”.

image

SAYILARLA ANADOLU TOPRAKLARINDA MOZAİK KİTABI

  • Anadolu topraklarında Mozaik kitabı 3 yıllık bir araştırma ve çekim sürecinde hazırlandı.
  • Mozaik karesinden esinlenilerek 33x33cm boyutunda, kare kitap olarak Erkal Yavi tarafından tasarlandı.
  • Türkçe ve İngilizce iki ayrı kitap, 512 sayfadan oluşuyor.
  • Bir yılı aşkın bir zaman zarfında; Bahatın Taşkın tarafından özel ve donanımlı aletlerle; Ayasofya Müzesi, Kariye, Pammakaristos (Fethiye), Aya İrini deposu ve  Mozaik Müzesi çekimleri yapıldı.
  • Ayrıca, Antakya Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, Urfa Haleplibahçe ören yeri, Metropolis Antik kenti ören yeri, Efes Müzesi’nde de özel fotoğraf çekimleri yapıldı.
  • Kitapta 526 fotoğraf yer alıyor.
  • Kitap 5 kilo 1oo gr. ağırlığında.

image

KİMLER YAZDI?

Anadolu topraklarında mozaik kitabının İstanbul Bölümü için, Pennsylvania Üniversitesinden Prof.Dr. Robert Ousterhout, Metropolitan Sanat Müzesi’nin Bizans Sanatı ve  Mary – Michael Jaharis kuratörü Helen C. Evans, Yale Kutsal Müzik Enstitüsü ve İlahiyat Okulu’ndan Doç.Dr. Vasileios Marinis, arkeolog ve konservatör Revza Ozil, konservasyon ve restorasyon Milli Konseyi Enstitüsü’nden Thomas Organ, İndiana Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Doç.Dr. Sarah Basset, Dumbarton Oaks ve Amerikan Katolik Üniversitesi’nden Örgü Dalgıç, Pensssylvania Üniversitesi’nden Jordan Pickett yazıları ile katkıda bulundular. Prof. Dr. Robert Ousterhout ve Revza Ozil, ayrıca kitabın yayın danışmanlığına katkıda bulundular.

image

“Alexander the Great” Tomb Update: Mosaic Floor Uncovered!

Originally posted on The Good News Review:

More excitement at Amphipolis as archaeologists revealed a beautiful mosaic, mostly intact depicting the abduction of Persephone into the Underworld – a popular tale in Greek Mythology.  The mosaic, made of tiny pebbles, measures 4.5  by 3 meters and with the exception a circular disruption in the colored pebbles remains in very good condition.  The style of mosaic, indeed the style of the whole tomb experts now credit to Dinocrates of Rhodes who was Alexander the Great’s architect and adviser.

persephone

(A full views of the mosaic with Hermes to the far left, following Hades and his reluctant bride Persephone. Image credit: Greek Ministry of Culture)

The Greek god Hermes is depicted in the mosaic. Image credit: Greek Culture Ministry.

(Close up of the pebble-work mosaic on the figure of Hermes. Image Credit: Greek Ministry of Culture)

This new grand mosaic in addition to the extraordinary sculpture work has gossip flying that this mysterious tomb may belong to Alexander the Great.  Archaeologists are still…

View original 61 more words

What May Brings Exhibition

DSCN1013 DSCN1008 DSCN1009 DSCN1007

 

We are in the opening day in these photos. I am here in this exhibition with my Swan Lake mosaic.

It was very honorable to be in the middle of the painters with our mosaics in this exhibition.

Mayısın Getirdikleri / What May Brings

3-15 May 2014

Ressamlar Derneği Sanatevi