Artweeks 2025: Dağınık Mekânlar, Azalan Heyecan
Bu yıl İstanbul Artweeks 2025 sergisi, önceki yıllara kıyasla daha sönük bir izlenim bıraktı. Genellikle İstanbul sanat takviminin en hareketli dönemlerinden biri olan Artweeks, bu kez iki ayrı mekâna dağılmıştı. Ancak bu mekânların birbirine uzak oluşu, aynı gün içinde sergileri gezmeyi zorlaştırdı ve izleyici deneyimini bölüp yavaşlattı.
Ziyaret ettiğim mekânda yer alan sanat eserleri ise çoğunlukla daha önce karşılaştığım işlerdi. Yeni üretimlerin azlığı ve yenilik hissinin eksikliği, sanat izleyicisinin merakını törpülüyordu. Oysa Artweeks İstanbul gibi etkinliklerin en büyük gücü, her yıl farklı bir ruh ve yenilik duygusu sunmalarıdır.
Bir diğer hayal kırıklığı, galeri yetkililerinin ilgisizliği oldu. Çoğu kendi işleriyle meşguldü ve ziyaretçilerle iletişim kurma çabası göstermiyordu. Sanatçılar ve galeriler arasındaki bu kopukluk, izleyicinin sergiyle duygusal bağ kurmasını engelledi.
Artweeks 2025’in genel atmosferi, önceki yılların enerjisinden uzaktı. Ancak yine de bu tür etkinliklerin İstanbul sanat ortamı için önemli olduğunu düşünüyorum. Gelecek yıllarda daha yenilikçi kürasyonlar, daha samimi galeriler ve izleyiciyle daha sıcak bir bağ umuduyla…
Sanat, yalnızca sergilendiğinde değil; paylaşıldığında, konuşulduğunda ve hissedildiğinde gerçek anlamına kavuşur. Umarım 2026’da yeniden o coşkuyu birlikte hissederiz.














Leave a comment